Coldwell Banker Dikey Gayrimenkul Danışmanı Esra Taşkapılı’nın Kaleminden!

Bahçeşehir bu işin cenneti! Kendi içinde alım-satım sirkülasyonun çok fazla olduğu bir bölge. Artan yeni konut projeleri, 2. el konut piyasasındaki hareketi de artırıyor. Yenisini almak için mevcut mülklerini satıyorlar, bu da benim için +1 portföy demektir.

Gayrimenkul sektöründe, ileri ki dönemlerde, bizim gibi aracı kurumsal firmalara daha çok ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Alıcı ve satıcı profillerindeki değişimlerden -gözlemlediğim- şunu anladım; insanlar artık profesyonel hizmet almaktan hoşlanıyorlar ve gayrimenkul işlerinde güven duygusu içinde hareket etmeyi tercih ediyorlar.

Sektöre yeni giriş yapan danışmanlara şunu tavsiye edebilirim; Size öğretilenleri uygulayın! Başlamak için beklemeyin. Bu işin başarıya ulaşmış belirli metotları var, bunlar çalışma standardınızda mevcut ise başarısız olmak imkânsız. Brokerlar için tavsiyem; danışmanlarının yanında olsunlar, fazla patron veya patroniçe olmasınlar. Onlardan ihtiyaç duyulan şeyin ofis, masa, internet, çay, kahve vb. olmadığını çok iyi biliyorum. Bir broker bir danışmana, daha yolun en başında, doğru yolu göstermezse, o yolda nasıl yürümesi gerektiğini ona hatırlatmazsa, onu takip edip ara ara uyarmazsa, onu sadece alınan eğitimin kaderine kendi halinde bırakırsa, sonra o danışmanı tükenmişliği ile ofisin kapısından uğurlamaya mecbur kalır.

Bu işte bir hedefim yok! Neden mi? Hedef koyarsam, kuracağım hayaller, bu işin yaratabileceği daha güzel gerçeklerin önüne geçebilir. Bu işte hedefler her zaman büyüktür ve sonu yoktur. Hayal bile edemezsiniz.

Bu sektöre Brokerım Burak Özmutafoğlu’nun asistanı olarak başladım. Başarımı, onun bendeki bu yeteneği görüp beni en doğru şekilde danışman olamaya yönlendirmesine, her zaman yanımda durmasına, her sorunuma iş bilir bir cevabı olmasına ve tabii ki Coldwell Banker Türkiye Başkanı Gökhan Taş’ın kurduğu, beni motive eden, ateşleyen, daha iyi olmam yönündeki sürekli gelişen sistemine borçluyum. Ben diye bir şey yok! Biz var bu işte! Ben’den bahsedebileceğim birkaç şey; öğretilenleri yaptım, istikrarlı oldum, ara vermedim. Alıcıya değil her zaman satıcıya en iyi şekilde çalıştım.

EN GÜZEL HİKÂYEM

2015 yılının Eylül Ayı

Telefonla bir müşteri aradı, bir beyefendi-Floryalı’ydı, ismini hatırlamıyorum şuan- bana satılık, max 1.500.000 TL ye kadar, içine masraf yapmayacağı bir villa aradığını söyledi. Elimde pazarladığım ona uygun bir yer yoktu, hangi ilanımdan aradı, onu da hatırlamıyorum. Biraz konuştuk ’’Size dönüş yapacağım’’ dedim.

Önce ofisteki arkadaşlarımla istişare yaptım, sonra çalıştığım birkaç emlak ofisinden danışman arkadaşları aradım. En son sahibinden.com a girdim ve direkt sahibinden olan uygun kriterdeki portföylere bakmaya başladım.

AKASYA 8 VİLLA 12

Işık Can Yücel (mülk sahibi) Beyefendiyi aradım, bir müşterimin olduğunu ve evini sunmak istediğimi belirttim. Evin içinde ailesiyle birlikte yaşıyordu. Memnuniyetle sunum yapabileceğim gün ve saat verdi.

Müşteri geldi ve evi gösterdim-eve ilk girdiğim anda hissettiğim şey ‘’evet ben burayı satarım’’, çok beğenmiş gibi duruyordu, giderken eşi ile bakmaya tekrardan geleceğini söyledi. Tabi korktum! Ya sahibinden Can Bey’in ilanını görürse? Can Bey’den ilanı birkaç günlüğüne kaldırmasını rica ettim. Floryalı Beyefendi o birkaç gün içinde ne aradı, ne geldi.

Can Beye mahcup dönüşümü yaptım. Müşteri olumlu olumsuz dönüş yapmadı, bilgi vermek için aradım ancak eviniz çok güzel, zevkle pazarlayıp işleme dönüştürebileceğim bir ev. Benimle çalışmak ister misiniz?’’

Can Bey beni ilk önce kibarca reddetti, bir süre kendi pazarlamak istediğini söyledi. İlerleyen 2 ay boyunca ilanını takip ettim ve ona bir daha hiç müşteri getirmedim. İki ay sonunda aradım, beni kaydetmiş’’ Buyurun Esra Hanım’’ diye açtı. Hal hatır sohbetinden sonra mevzuma döndüm; ‘’ İlanınızı görüyorum Can Bey, evinizi hala satamadınız sanırım?’’

Biraz istişare yaptıktan sonra ilk fırsatta ofise geleceğini konuyla alakalı görüşeceğini söyledi. O gelene kadar 1 ay daha geçti.

Nihayet 4. aramamdan sonra ofise geldi, önce kendimi, sonra ofisimi ve çalışma standartlarımı anlattım. Referanslarımdan bahsettim, üç ay boyunca ısrarlı takibimden sonra benden şüphe duyması imkânsızdı.  4 aylık sözleşme yaptık, hizmet bedeli de tamamdı. Kendisi 1 hafta sonra Arnavutköy’e taşınacaktı, yani en güzelinden anahtarlı portföy.

1.550.000-Tl den pazara çıktık-biraz yüksektiL- 3 ay boyunca eve sayısını hatırlamadığım kadar çok müşteri getirdim, her gelen evi beğeniyordu ancak teklif yoktu. Bu işte bir gariplik vardı? Gönderdiğim düzenli müşteri raporlarım, onların yorumları-genelde fiyatın yüksek gelmesi- fiyatı revize etmeme yardımcı oldu. 1.350.000-TL yeni rakamdı, ama sözleşme süresi bitmesine 1 ay vardı :/ Mart Ayı’nın başı. Düşündüğüm tek şey fiyatı o kadar indirttim, tam satılma zamanı, bahara girerken portföy elimden gidecek miydi?

Tabii iki HAYIR! Portföy tanıtım kartlarımın promosyonlar eşliğinde dağıtımından, yaptığım ilan doppingleri ve gezdirdiğim müşteri raporlarına kadar her şeyden haberi vardı Can Bey’in. Mart sonu geldiğinde kendisinden bir süre daha rica ettim ve o da hakkaniyetli olarak kabul etti. 2 ay daha ben çalışacaktım.  İki ay da geçti ve hala satılmadı :/ Aylardan Haziran.

Can Bey evi kendi pazarlamayacağını, ancak tanıdığı bir iki emlak ofisine daha söyleyeceğini bildirdi. Yani durum kim “satarsa”ya geldi. Afişim kalkmıştı, ama anahtar hala bendeydi.. Bir iki anahtar da başka emlak ofislerinde.

Önümüz ramazan, bayram ve yaz moduydu. O dönemler biraz duruyor işler. Enteresan bir şeklide ben villaya 3 günde 1 müşteri getiriyordum ve her müşteriden Can Bey’e ismiyle bahsediyordum, (diğer ofislerle karışmasın diye) Can Bey de bu sürede evine benden başka kimsenin müşteri getirmediğini gözlemlemiş. Nihayet üst üste iki müşteri de bize teklif vermişti bize uzaktı, ama en azından hareket oluyordu. İki kere ofise davet ettim Can Bey’i bundan ama olmadı.

Yine Eylül gelmişti.

Can Bey aradı!

Bana aynen şunu söyledi;

‘’ Esra Hn, merhaba, bu evin satılacağı varsa zaten siz satarsınız, sizden başka kimse de müşteri getirmiyor. Anahtarları da aldıracağım diğer iki ofisten, ev satana kadar sizde.’’

Aylardan Ekim

Villayı, beni akşamüstü saati çok yorgun olduğum bir anda, evi görmek için arayan müşterime sattım. Ne kadara mı? 1.270.000 TL ANAHTAR TESLİM. Alıcıya mal olan rakamı hizmet bedelim içinde…

Buna rağmen satıcı tarafımdan aldığım komisyonda en ufak indirim yapmadım. O da teklif etmedi, çünkü fiyat ne kadar düşmüş olursa olsun benim sonuna kadar hak ettiğime inanmıştı. En başından beri! Süreç sadece ona ispatlamıştı.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir