Gayrimenkul Kavramının Tarihçesi

İnsanlık tarihinin yarısı boyunca atalarımız hayvancılıkla uğraştılar, mağara resimleri, taş aletler gibi izler bıraktılar.

Avcı –toplayıcı hayat tarzını atalarımız M.Ö. 30.000 – 15.000 yılları arasında terk etti. Ama bu değişimin global anlamda olduğunu söylemek mümkün değildir, avcı – toplayıcı toplumlar günümüzde halen varlıklarını sürdürmektedir. Tarımla uğraşmak! İşte “ev sahibi” kavramının kaynağı burada saklıdır, yerleşik yaşam bunu gerektirmiştir.

Hak Sahibi Olmak

İlk dönemlerde oluşan çiftçi toplumlarında gücü yeten, tarım alanının da sahibi oluyordu. Bir süre sonra kabile tarzı bir örgütlenmeye gidildi. Kabile reislerinin onayı ile toprak dağıtılmaya, anlaşmazlıklar çözülmeye, vergi benzeri ödenekler toplanmaya başladı. Sulama kanalları kazıldı, şehir duvarları oluşturuldu, tarım yöntemleri ilerletildi, tapınaklar kuruldu. Tüm bu ilerlemeler nüfusun patlamasını sağladı. Avcı – toplayıcı yaşam tarzında aileler en fazla 1-2 çocuğa bakabilecek koşullarda yaşarken, yerleşik hayatı tercih edenler 4-5 çocuğa kadar bakabilmeye başladı. Tahıl ambarları ve depolar soğuk kışlarda ilk şehirlerin ayakta kalmasını ve konforlu olmasını sağladı. Çocuk sayılarının ve nüfusun artması, daha çok işçi anlamına geliyordu.

Hanedanlar

Avcı –toplayıcı olarak yaşayan halklar da kabile sistemini oluşturdular, fakat hayatlarında sürekli yaşadıkları tahmin edilemez ve öngörülemez durumlar nedeniyle ailelerini çok geniş kuramıyorlardı. Yerleşik yaşam süren halkların ise nüfusları giderek artmaya devam etti, birlikte ve kalabalık olmak güveni de beraberinde getiriyordu. İyi beslenen bir ordu, her zaman saldırıları püskürtmek için idealdi. Korunma ihtiyacı karşılığında halk lorda veya krala vergi ödüyordu. Bu tarım köyleri şehirlere dönüştü, önde gelen aileler haklarını soyları ile devam ettirme geleneğini kurdu. Önde gelen ailelerin en güçlüleri krallar, firavunlar çıkardı.

Kralların Dönemi

Korunma ihtiyacı için – emek döngüsü her şehir devletinde 2 sistemin ortaya çıkmasını sağladı; kira ve vergi. Soylu aileler zenginliklerini aile dostları ve onlara çok iyi hizmet eden ailelerle paylaştılar, onlara toprak verdiler. Verilen topraklardaki hizmetkarlardan toprak vergisini bu aileler almaya başladı. Bazı hizmetkarlar ise diğer krallıklarla ticaret yaparak tüccar sınıfını oluşturdular, gelirleri giderek arttı. Maddi olarak güçlenen tüccarlar, soylu olarak dünyaya gelmeden mal sahibi olan ilk sınıf oldu. Tüccarlar toprağa sahip olmasalar da gayrimenkul sahibi olabildiler.

Krallıklardan Sonra

Krallık yönetim sistemi düşüşe geçince, politika kavramı ön plana çıktı. Büyük düklükler, baronluklar daha küçük parsellere bölünerek serbest piyasaya sunuldu. Mal sahibi olanlarsa eski ve paralı aristokratlar ve zengin tüccarlardı.

Makineler Çağı

Endüstri Devrimi insanlık tarihini derinden etkileyen bir gelişme oldu. Ateşli silahların icadının da etkisi tartışılmaz. Makineleşmenin getirdiği kolaylıklar sayesinde artık daha işçi gerekiyordu. Birçok işçi boşa çıktı. Boş zamanı olan işçiler başka alanlarda eğitim alacak ve uzmanlaşacak zamana sahip oldular. Bu alanında uzman işçiler diğerlerinden fazla kazanan uzmanlar haine geldi, evler, arabalar, radyolar, televizyonlar aldılar, istedikleri her şeye sahip olabilecekleri bir şans oldu. Eskiden kesin hatlarla çizilmiş klas farklılığı, artık aşılması imkansız bir duvar değildi.

Mortgage Sistemi

Mortgage kredisinin ortaya çıkışı herhangi bir ülkede olmadı. Mortgage eski dönemlerde sadece soylulara verilebilen bir kredi idi. Endüstri Devrimi sonrası dünyadaki gelir artışı bankalara bir imkan sağladı. Artık büyük risk taşısa da ekonomik gücü çok yüksek olmayan insanlara da kredi verebileceklerdi. 30.000 yıllık insanlık tarihinde şimdi ev sahibi olabilme sırası ekonomik olarak en alttaki kesime gelmişti.

Sonuç

Sahip olmak, özellikle toprak sahibi olmak günümüzde en çok öne çıkan yatırım kaynağı haline dönüştü. Toprak sahibi olmak en başta sadece güç kullanarak elde edilebilecek bir şey iken, günümüzde paranın satın aldığı, kiraya verilebilen, ticareti olan bir kavram haline geldi. Ev ve toprak sahibi olabilmenin herkese ait bir hak olması, tüm insanlığın yaşamını değiştirdi.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir